|
Gündüz AKTAN Açık Kriptolar Aşina Kitaplar, 2006
Holokost’tan sonra, dünyanın en uygar ülkelerinde nasıl olup da böylesine bir vahşetin ortaya çıktığı zihinleri meşgul etti. Soykırımın tekrar etmemesi için önlemler alınmaya çalışıldı. Avrupa Birliği (AB) sadece kıta içindeki savaşları değil, soykırımları da önlemeyi amaçlayan bir barış projesi olarak sunuldu. Buradan çıkan insan hakları, demokrasi ve çok kültürlülük kavramları küreselleşmeyle birlikte tüm dünyaya yayıldı.
Son yıllarda Batı’da Türklere ve Müslümanlara karşı yükselen ırkçı nefret, iki dünya savaşı arası dönemdeki antisemitizmi anımsatıyor. Türkiye’nin AB üyeliği önünde en büyük engeli oluşturan ve din farkı arkasına gizlenen bu ırkçılığın kökenlerini anlamadan ‘uygarlıklar çatışmasını’ önlemek de mümkün olamaz. Gündüz Aktan “Açık Kriptolar”ın ilk bölümünde işte bu sorunsala odaklanıyor.
Ikinci bölümde ise, soykırım, etnik temizlik, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gibi hukuki kavramların uluslararası ilişkileri etkileyen bir nitelik kazanmasının ışığında, “Ermeni Sorunu”nu irdeliyor. Bu sorun da, Avrupa Birliği’ne katılma sürecinde önemli bir mesele haline gelmenin ötesinde, Türkiye’nin imajının ve tarihi gerçeklerin kabul edilemez biçimde tahrip edildiğini gösteriyor. Gündüz Aktan, bu bölümde Ermeni sorununu tarihten çok, hukuk disiplini ve siyaset psikolojisi yöntemiyle ele alıyor.
“Açık Kriptolar” Avrupa’daki ırkçılık ve Ermeni sorunu konularında Gündüz Aktan’ın bugüne kadar yazdıklarını ilk kez bir araya getiriyor. Okuyucuyu, uluslararası arenada gerçeklerin nasıl saptırılabileceğini ve bununla nasıl baş edebileceğimizi gösteren bir okumaya davet ediyor
öNSöZ {mosimage} 1998 Temmuz ayından buyana Radikal gazetesinde yazıyorum. Iç politika, din ve laiklik, devlet reformu ve ekonomiye ilişkin yazılar yazdım. Ama mesleğim gereği dış politika konularına daha çok ağırlık verdim. Kaldı ki 1998’den buyana Türk kamuoyunun gündeminde dış politika konularının büyük ağırlığı oldu. özellikle 1999’da AB üyelik süreci başladı ve Kıbrıs sorunu öncelik kazandı. 11 Eylül din adına terörizmi ön plana çıkardı. Amerika önce Afganistan’a, sonra da Irak’a askeri müdahalede bulundu. Yakın çevremizde büyük güvenlik sorunları çıktı.
Dışişleri Bakanlığı dış teşkilatıyla yani büyükelçilik ve konsolosluklarıyla birkaç yazışma yöntemi kullanır. Bildik devlet yazışmalarının yanında, açık telgraf ve kripto yazışmalar vardır. Kriptolar yabancı devletlerin istihbarat teşkilatları tarafından açılamadığı için temel yazışma yöntemini oluşturur. Gizliliği olan tüm konuların kripto ile bildirilmesi esastır.
Ben de dışişleri memuru olarak, binlerle değilse bile, yüzlerle kripto yazdım. Bu kitap dizisine ‘Açık Kriptolar’ adını vermem, bir mesleki deformasyon olarak, Radikal’de çıkan yazılarımı da kripto gibi yazmaktan bir türlü kurtulamamış olmaktan kaynaklanıyor. Bunun tersi de doğru. Yani Dışişlerinde kalsaydım, kriptolarımı bu yazılar gibi yazacaktım.
Gizli olanı merak etmek doğal. Türk basını ve kamuoyunun gizli olanı, diğer toplumlardan daha fazla merak ettiğini görüyorum. Bu nedenle gizli olanın önemini çok abartıyoruz. Bu kitapla, kamuoyuna kripto denen yazışmanın pek de öyle gizli bir nitelik taşımadığını ve gizli olanın da çok önemli olmadığını göstermiş olduğumu sanıyorum.
Bu kitap dizisinin ilki Ermeni meselesine ilişkin yazılarımın çok büyük bölümünü içeriyor. Ermeni meselesinin varlığını Mehmet Baydar ve Bahadır Demir’in 27 Ocak 1973 günü bir Ermeni tarafından öldürülmesiyle öğrendim. Paris OECD misyonuna tayin olduğum 1970 yılına kadar Mehmet Baydar Bakanlıkta genel müdürüm, Bahadır ise oda arkadaşımdı. Ardından birçok önemli diplomatımızı Ermeni terörizmine kaybettik.
1983 yılına gelinceye yani rahmetli Büyükelçim ve Dışişleri Müsteşarı Kamuran Gürün, bin türlü işi arasında, ‘Ermeni Dosyası’ adlı, hâlâ klasik niteliğini kaybetmeyen kitabını yazıncaya kadar, Ermeni olayları hakkında ciddi bir fikrim yoktu.
Daha sonra 1992’de Bosna-Hersek savaşı başladığında BM Cenevre Ofisi nezdinde büyükelçiyken soykırım hukukunu çalıştım. Boşnakların ‘Osmanlı tohumu’ nitelemesiyle maruz bırakıldıkları mezalimin, Soykırım Sözleşmesine göre, soykırım olduğunu anlayınca, Batılı ülkelerin tüm itirazlarına rağmen, Aralık 1992’de olağanüstü toplantıya çağırdığımız Insan Hakları Komisyonuna sunduğumuz karar tasarısına soykırım sözcüğünü soktuk. Bu vesileyle Ermeni olaylarının hiçbir şekilde soykırım olmadığını da öğrenmiş oldum.
Bu kitabı yaşasaydı büyük bir diplomat olacağına hiç kuşku duymadığım Bahadır’a ithaf ediyorum.
Gündüz S. Aktan 6 Nisan 2006 Gündüz Aktan C 2006 Açık Kriptolar
Aşina Kitaplar
Yayın Hakları Aşina Kitaplar-Turmaks Yayıncılık Ltd Şti.’ne aittir. Izin alınmadan kullanılamaz. Refik Belendir Sokak 46/3 Y. Ayrancı Ankara 0 312 441 99 41 Faks- 0 312 440 10 35 www.asinakitaplar.com
Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Genel Yayın Yönetmeni- Nihal Kemaloğlu Yayına Hazırlayan – F. Sevinç Göral Editör – Zafer Işık Kapak Tasarım- Mustafa Alibaşoğlu Kapak Fotoğraf – Yavuz Alatan Dizgi ve Baskı öncesi Hazırlık – Songül Kalender Baskı ve Cilt- MedicoGraphics Ajans ve Matbaacılık
Aşina Kitaplar bir Arjantin Felsefe Grubu Yayınıdır www.arjantinfelsefe.com
Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Kitabımızı Internet Üzerinden Siparişle Edinebilirsiniz |